Hakkımda

Hayatın, varlığın anlamını ilk kez düşünmeye başladığımda, bu dünyada gerçekten var olmak için önce baba olmak gerektiğine inanmıştım.

Aynı babam gibi olacağım ve ona hiç benzememek için çalışacağım yanlarıyla anlamaya çalıştım hayatı ilkin. “Göreceksiniz babamdan daha iyi bir baba olacağım” rekabeti içerisinde planlar programlar yapmışlığım da doğrudur ayrıca. Çocuk aklımla babam olmak için polis olmaya çalışmam da bu yüzdendir aslında. Yine babam olmamak için terk ettiklerimi her düşündüğümde, babamın yaşanmışlıklarının verdiği derslerle, bıraktığı derin izlerin içinde kaybolmam da bu yüzdendir. Diğer kaybolduğum derin izlerin sahibi de Ali hocamdır. Lise yıllarımın aydınlığı… Açtığı kapıdan girdiğimizde gerçek ışığın nurunu gönlümüzde hissettiğimizde, mihmandarın kim olduğunu onun sayesinde kavradığımız da doğrudur. Rabbime binlerce kez hamdederim. Nasibimize vesile olan, ümmete emeği gerçekten çok olan Ali Uslu hocama da şükranlarımı bir kez daha sunarım. Babamdan sonra asıl baba olmanın ne olduğunu da onun Kur’an sohbetlerinde öğrendiğimiz doğrudur.

Önce Adem olmak, sonra adam olmak, en sonunda kul olmak için baba olmak gerektiğine inandık. Her evladın, babasından daha iyi bir baba olarak, gelişerek, dönüşerek, dönüştürerek dünyada önemli bir görevi tamamlayacağını bildik. En basit görev, bir tık da olsa babandan daha iyi bir insan olabilmektir bence. Biz 4 kardeştik. Memur çocuğu olarak, hiç de fena olmayan hayat yaşadık çok şükür.

 Karınca kararınca bu emanetlere sahip çıkmaya çalıştığımız da doğrudur. Aman helal yesinler, aman kapitalist, burjuva, beyaz, kibirli, merhametsiz olmasınlar diye üzerlerine titrediğimiz de doğrudur. Babamızın bize öğrettiği güçlü olmak için aklımızla gönlümüze güvenip, Hakka sığınmamız gerektiğine, özgür bir akıl ve cesaretli bir iradenin gerçek imanı oluşturacağına inancımız tamdır.

Scroll Up